KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/5850 E., 2012/12602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava; faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, müvekkili ile davacı arasında hukuki ilişki bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının İİK' nun 68. maddesinde belirtilen belgeleri sunamadığı, hangi ilişki nedeniyle ödendiği anlaşılamayan banka dekontları, davalının imzasını içermeyen faturalar, ticari defterler vs. deliller ile yetki itirazının kaldırılmasınına olanak olmadığı, sözkonusu delillerin ancak davanın esasının çözümlenmesinde dikkate alınabileceği gerekçesiyle davanın yetki itirazının iptaline yönelik bölümünün reddine ve bu nedenle esasa ilişkin itirazlarının iptaline yönelik bölümünün incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının inşaatında hafriyat işi yapıldığını belirterek ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için icra takibi başlatmış, davalı akdi ilişkiyi reddetmiş, yetki itirazında bulunmuştur. Ancak davacının ibraz ettiği ödeme dekontları ile davalının davacıya bir kısım ödemelerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu ödemelerin başka bir akdi ilişki için yapıldığını ispat yükü davalıya aittir. BK. 73. maddesi de gözetilerek davalının bu konudaki delilleri sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek yetki yönünden davanın reddine karar verilmesi uygun görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/5850, K. 2012/12602, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama