KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2012/6112 E., 2013/665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısme kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ... tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili; taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi yapıldığını, ancak davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek 20.000 TL maddi, 130.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının zarara uğradığı, bilirkişi raporu ile davacının maddi zararının 20.000 TL olarak belirlendiği, davacının piyasada itibar kaybına uğradığı gerekçeleriyle, maddi tazminat isteminin kabulü ile 20.000 TL maddi tazminatın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazmınatın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede sipariş üzerine çalışılacağına dair özel hüküm bulunmaktadır. Davacı 8 ay süreyle kendisine mal verilmediğini iddia ederek sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş ve bir takım zarar kalemlerinden bahsederek kısmi tazminat davası açmıştır. Öncelikle sözleşmenin ilgili 3.6 maddesi gereğince davalıya sipariş verilip verilmediğinin, bunun sonucu olarak davacının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığının saptanması gerekir. Öte yandan davacının hangi zarar kalemi yönünden ne kadar zarara uğradığı dava dilekçesinde ayrı ayrı gösterilmemiştir. Mahkemece davacı tarafa hangi zarar kalemi yönünden ne kadar zarara uğradığının da açıklattırılması gerekir. Bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/6112, K. 2013/665, 16 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama