KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/8625 E., 2013/4247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalılardan ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... ile davalılardan ..., ... vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl ve birleşen dava, davacı tarafından imzalanıp davalı ....,'ye verilen senedin teminat senedi olduğu ve davacının 01.05.2006 tarihli sözleşmeyi imzalarken hataya düçar olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davalı ... vekili, dava konusu senedin teminat vasfına haiz olmayıp, ortaklık hissesi satış bedeli olarak verildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., kendisinin ne sözleşmenin ne de bononun tarafı olmadığını, limited şirketin bir sermaye şirketi olması sebebiyle şirketin zararını karşılama gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalısı ... vekili, dava konusu senedin ciro yoluyla devralındığını, müvekkilinin senedin meşru hamili olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu sözleşme çerçevesinde taraflara birtakım yükümlülükler getirildiği, bunlardan en önemlilerinin davacının polikliniği işletmesi ve davalı ...'ye 110.000 TL ödemesi, davalı ...'nin ise şirketin işlerine karışmayarak finansör niteliğini muhafaza ettiği, bu haliyle bakıldığından davacının iddiasının aksine senedin bir teminat senedi olmadığı,
sözleşmede kurulan yapıya göre işletme, davacı tarafından çalıştırılacağı ve elde edilen kazançtan davacının şirketin bedeli olarak taraflar arasında biçilen değeri (110.000 TL) davalıya ödeyeceği, ödemelerin güvencesi olarak da davacının, davalı ...'ye bir senet verdiği ve senedin bedelinin zaman içerisinde tenzil olunacağı, bunun sözleşmede aylık hesaplaşma bazında gerçekleşeceği hükme bağlandıysa da dosyanın tetkikinde kimin kusuruna binaen gerçekleşmediği konusunda bilirkişi heyetinde bir kanaat hasıl olmadığı,
hesap kesiminin kimin kusuruna binaen gerçekleşmediği hususundan vareste olarak senedin teminat senedi niteliğinde değil 110.000 TL tutarındaki semen yerine ödeme olarak verildiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/8625, K. 2013/4247, 6 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama