KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/9511 E., 2012/18661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili: müvekkil şirketin ihtiyacı olan ürünü temin etmek için davalıdan teklif aldığını, varılan anlaşma uyarınca ürün teslim edildiğinde 4.940,18 TL nakit ve bakiye ödeme için de 35 gün vadeli senet vermek üzere toplam 28.340,18 TL'ye anlaşıldığını, davalının talebi üzerine anlaşmaya konu mallar teslim edilmeden önce 30.07.2010 vade tarihli, 23.400,00 TL bedelli senedin davalıya teslim edildiğini, davalının malları müvekkile teslim etmemesi üzerine, ihtarname ile bedelsiz kalan senedin iadesi istendiği halde davalının senedi iade etmediğini, henüz müvekkil şirket hakkında takip yapılmadığını belirterek, sözkonusu senet nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında dava tarihinden önce alınmış ihtiyati haciz kararı ve icra takibinin mevcut olduğunu, davacının ihtarnamesine karşılık olarak 02.07.2010 tarihli cevabi ihtarnamelerini tekrar ettiklerini belirterek, haksız açılan davanın reddine ve % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi rapouna göre;davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin BK 182. vd. maddelerinde düzenlenen alım satım şeklinde gerçekleştiği, satım akdinde kural olarak her iki tarafın ediminin aynı anda gerçekleştiğinin kabul edildiği, alıcının sözleşmeye konu ürünü teslim aldığında bedelini ... sayıldığı, somut olayda da davacı bonoyu imzalayıp davalıya teslim ettiğine göre, davalı satıcı lehine ürünün davacıya teslim edildiği şeklinde aksi kanıtlanabilen karinenin mevcut olduğu, somut olayda davacının bu olağan durumun aksini ileri sürdüğü,
davaya konu bononun davalı tarafından gönderilecek ürün karşılığı olmak üzere önceden verildiğini, teslimi gereken ürünün ise kendisine teslim edilmediğini ileri sürdüğü için davacının iddiasını yani vaat edilen ürünün teslim edilmediğini kanıtlaması gerektiği, davacının iddiasını yazılı belge ile kanıtlayamadığı, davacı vekilinin 27.10.2011 tarihli dilekçesi ile açıkça yemin deliline dayanmadıklarını belirttiği için yemin teklif hakkı olduğunun hatırlatılmadığı,
zaten davacının iddiaları karşısında davalı ürün teslim etmemiş ise bononun tahsile konulması bedelsiz kalan bononun tahsiline girişme suçunu oluşturacağı için yemin teklifinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalının alacaklı olduğu kabul edilen bono nedeni ile başlattığı icra takibinin davacının istemi üzerine verilen tedbir kararı ile durdurulup davalının alacağına ulaşması geciktirildiği için dava konusunun %40'ı kadar tazminatın davacıdan alınıp davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/9511, K. 2012/18661, 6 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama