KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2013/1357 E., 2013/6295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili; davalı tarafından müvekkilleri ile hayali lehdar ve cirantalar hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe konu bononun müvekkili ... tarafından teminat olarak ve vade,keşide tarihleri ile alacaklı kısmı boş olarak dava dışı Endüstri Holding'e 1998 yılında tediye makbuzu karşılığında verildiğini, bono verilirken 'Konya,Karaman' yazılarının da olmadığını, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığını, eksik olan bonoya sonradan düzenleme tarihi atılmasının evrakta sahtecilik suçunu oluşturduğunu, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu,
davalının savcılıkta alınan ifadesinde bonoyu dava dışı ... isimli şahıstan tahsiliyle ilgilenmek için aldığını ve avukata verdiğini beyan ettiğini, davalının bonoyu vade tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra alması sonucu alacağın temliki hükümlerinin uygulanması gerekmesi ve ...'ın da bonoda isim ve imzasının olmaması nedeniyle davalının iyiniyetli sayılamayacağını, ayrıca ciro işlemlerinin de sahte olduğunu, kaldı ki bonoda davacı şirket ünvanının da yanlış yazıldığını belirterek müvekkillerinin takibe konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takibe konu bonoda her iki davacı adına atılan imzaların bulunması nedeniyle her iki davacının da borçlu olduğunu, ayrıca bonoda davacı şirketin ünvanı limited yerine anonim olarak yazılmışsa da davacı şirket isminde bir anonim şirketin bulunmadığının tespit edildiğini, bononun teminat olarak verildiğini ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu davacının ispat etmesi gerektiğini, ayrıca bedelsizlik iddiasının iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; senet keşidecilerinden birinin ...Mak.
İth.İhr.A.Ş. olmasına rağmen ihtiyati haciz ve takip talebinde ünvanının limited şirket olarak gösterildiği, bu davanın da limited şifket tarafından açıldığı, davalının kötüniyetinin ise ispat edilemediği, bunun yanında davalının son ve yetkili hamil olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, cirodaki sahte imzaların diğer imzaları etkilemediği, son ciro beyaz ciro olsa da geçerli olduğu, keşideci ...'un imzasının sahte olmaması nedeniyle kendisini bağladığı, son hamilin bile bile borçlu zararına hareket ettiğinin ispat edilemediği, bu hususların kesinleşen ceza davası ile de doğrulandığı,
davalının teklif edilen yemini kabul ve eda ettiği, ayrıca takibin durması nedeniyle davalının tazminat isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davacı şirket tarafından açılan davanın kabulüne ancak davacı şirketin tazminat talebinin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davalı tarafın tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/1357, K. 2013/6295, 8 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama