KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/19394 E., 2014/4358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/04/2011
- Numarası
- 2008/732-2011/248
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı M.. S.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan C.. T..'ın müvekkili şirket aleyhine 6 adet toplam 367,500 TL bedelli bonolara dayanarak icra takibi yaptığını, bonolarda tek imza bulunduğunu, imzanın diğer davalı M.. S..'ya ait olduğunu, senetlerin nakden düzenlendiğini, şirketin sermayesinin 400.000 TL iken bu miktarda borçlanmanın sözkonusu olamayacağını, senetlerin şirket kayıtlarında yer almadığını, davalı M.. S..'nun şirkete verdiği böyle bir paranın da bulunmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı C.. T.. ve M.. S.. yargılamaya katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Davalı U.. B.. vekili, katıldığı oturumda davalı C.. T..'ın takibe konu yaptığı senetleri alıp müvekkiline vermek istediğini, icra dosyasının düştüğünü bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı C.. T..'ın davaya konu bonoları davalı U.. B..'ye teslim ettiği, bonoların hukuki hamilinin U.. B.. olduğu, C.. T.. aleyhine açılmış davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar aleyhine açılan davaya gelince; davacı şirketin senetlerin tanzim tarihi ve öncesi itibariyle lehtar davalı U.. B..'ye borçlu bulunmadığının benimsenen bilirkişi kurulu raporu ile tespit edildiği, bonoların karşılıksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı M.. S.. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de hüküm fıkrasında, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle, HUMK'nun 381 ve 388 (HMK'nun 294 ve 297) maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/19394, K. 2014/4358, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama