KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/19400 E., 2014/16038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali-alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-birleşen dava davacısı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, davalıya satılan mal bedelleri ile davalı tarafından teslim edilmeyen mallar için yapılan avans ödemesinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacının sözleşmeye aykırı davrandığından borcunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan toplam 384.200 TL.nin en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, sözü geçen sözleşmenin karşılıklı mutabakat ile feshedildiğini, sözleşme çerçevesinde davacı tarafa teslim edilmiş çek ve senet asıllarının da müvekkiline iade edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki 19.06.2006 tarihli sözleşmenin 4.1.maddesi gereğince davacı .....nin davalıdan yıllık 120.000 TL.mal almayı taahhüt ederek 120.000 TL.lik değişik çek verdiği ve mal aldıkça bunların mahsup edilerek iade edildiği, davacının her yıl bu kadar sipariş vermemesine ve aradan üç yıl geçmesine rağmen, davalının davacıya mal alması için herhangi bir ihtarname göndermediği ve aslında davacının iddia ettiği gibi davalının mal teslim edemediği, bu durum karşısında davacının takip yapmakta haklı olduğu, ayrıca davacının davalıya teslim ettiği mal bedellerini alamadığı,
davacı temsilcisinin teklif edilen yemini eda ettiği ve asıl davanın ispat edildiği; birleşen davada davacının, birleşen dosya davalısının sözleşmeye uymaması nedeniyle zarara uğradığını ispatlayamadığı ve davacı defterlerinin kendisini borçlu gösterdiği gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/19400, K. 2014/16038, 11 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama