KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/2786 E., 2013/18417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının elinde olan bir adet çek ile beş adet bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tepitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin vade farkından kaynaklanan alacağının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında vade farkı uygulaması bulunduğu, uyuşmazlığın da 37.000 TL bedelli vade farkı faturasından kaynaklandığı, vade farkı faturasının dikkate alınması durumunda davalının davacıdan 338 TL alacaklı olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun 3’üncü sayfasında; söz konusu faturalar ve ödeme makbuzlarının dosyada mevcut olmaması nedeniyle vade farkı hesaplamasının kontrol edilemediği belirtilmiş olup, davacı vekili tarafından bu yön de dahil olmak üzere rapora itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece davacı vekilinin itirazlarının gözetilmesi gerekirken, kontrolü mümkün olmayan hesaplama esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/2786, K. 2013/18417, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama