KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/3316 E., 2013/19621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, ... Tekstil Ürünleri A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi ve ortağı olan müvekkilinin, şirketin diğer ortağı dava dışı ...’nın şahsi borcundan dolayı şirketin menkul mallarının haczini önlemek amacıyla ve cebri icra tehdidi altında düzenlemiş olduğu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili, davacının özgür iradesiyle bonoyu düzenlediğini, icra baskısı altında yapılan bir işlem bulunmadığını, malların muhafaza altına alınmadığını, ikrahın koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın bononun haciz baskısı altında düzenlenip düzenlenmediği noktasında toplandığı, İİK’nun 121 ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 145. maddesine göre şirket ortaklarının şahsi alacağından dolayı ancak kar payının ve şirketinin tasfiyesi halinde tasfiye payının haczedilebileceği, buna paralel hükümlerin TTK’nun 267, 522 ve 523. maddelerinde bulunduğu, buna rağmen şirket ortağının şahsi borcundan dolayı ortağı olduğu ve davacının hissedarı bulunduğu ...
Tekstil A.Ş.’nin mallarının haksız şekilde ve belirtilen yasa hükümleri hiçe sayılarak haczedildiği, bu haksız haciz sırasında şirketin diğer ortağı olan davacının mal kaldırılmaması için dava konusu senedi düzenleyerek haczedilen menkul malların muhafaza altına alınmasına engel olduğu, bu durumda bononun haciz baskısı altında düzenlendiğinin kabulü gerektiği, davacının davalıya herhangi bir hukuki ilişkiden doğan borcunun da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/3316, K. 2013/19621, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama