KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/5418 E., 2013/10456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı ...'ın müvekkilinin yöneticisi olduğunu, ancak kendisine yetki verilmediği halde müvekkili adına kambiyo senetleri tanzim ettiğini, senetleri ciro yoluyla devralan davalının müvekkili aleyhine 05.04.2010 vade tarihli 1.800 TL, 05.05.2010 vade tarihli 1.800 TL bedelli senetlere dayalı olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek icra takibinden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi hamil olduğunu, senetleri dava dışı ... madencilik Ltd. Şti.'ne sattığı kömürlere karşılık ciro yoluyla elde ettiğini belirterek davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu senetlerin düzenlendiği tarihte apartman yönetim kurulu başkanı olan ...'ın yönetim kurulu karar defterine göre kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verilmediği halde davaya konu senetleri düzenleyip apartmana kömür alıp davalının sahibi olduğu, senetlerde alacaklı olarak gözüken dava dışı ... Madencilik Ltd. Şti.'ne verdiği, senetlerde imzası bulunan dava dışı ...'nin kişisel sorumluluğuna gidileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibinden dolayı borçlu olunmadığına ilişkin açılan menfi tespit davasıdır. Davaya konu icra takibi “...-... Sitesi A Blok Yöneticisi” aleyhine yapılmış, dava ise ... adına açılmıştır. Kat malikleri kurulunun tüzel kişiliği bulunmadığından ve bu kurul aleyhine girişilmiş bir takip bulunmadığından somut olayda aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/5418, K. 2013/10456, 5 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama