KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2013/8082 E., 2014/5638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/12/2012
- Numarası
- 2009/94-2012/288
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit-itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-birleşen dava davalıları D.. Yatçılık Turz. Ve Gıda Tic. A.Ş., B.. A.. M.. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar birleşen dosya davalıları vek.Av. E.. D.. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava, davalı tarafından Eyüp 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/79 sayılı takip dosyasında takibe konulan senetlerin kefalet ilişkisinin teminatı olarak ve vade tarihi boş şekilde verildiği, temel borç ilişkisi gerçekleşmediğinden bedelsiz kalan senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulup takibe konulduğu bildirilerek takibe konu senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/728 Esas sayılı dava, taraflar arasındaki 15.10.2008 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/216 Esas sayılı dava, 15.10.2008 tarihli sözleşmeye göre davalı D.. A.Ş. tarafından verilen ve ödenmeyen senet bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu bonolardan ve 15.10. 2008 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmesi gerekçesiyle asıl davanın ve asıl davada davalının tazminat talebinin reddine; Birleşen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/216 sayılı davasının kabulü ile 103.908,59 TL'nin davalıdan tahsiline; birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/728 sayılı davasının kabulü ile 81.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl dava davacıları - birleşen davalar davalıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl davanın davacısı vekilinin temyizi, asıl dava ile verilen ret kararına yöneliktir.
Dosya içerisinde bulunan takip ve dava konusu senetlerin veriliş hanelerinde ''...kefaleten...'' kelimesi yazılıdır. Öte yandan davacı yanın ibraz ettiği 15.10.2008 tarihli Teslim-Tesellüm Belgesi'nde''D.. Yatçılık Turizm ve Gıda Ticaret A.Ş. Şekerbank S.. Şubesi ve Vakıfbank S.. Şubesinde ticari kredi kullanmıştır. G.. B.. ve Spor Malzemeleri sanayi ve Ticaret A.Ş. ise bu ticari kredilere kefil olmuştur. G...
B.. ve Spor Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kefaletinden dolayı oluşabilecek risklere karşılık teminat amaçlı keşidecisi D..Yatçılık Turizm ve Gıda Ticaret A.Ş. ve kefili B.. A..M.. olan 15.10.2008 tanzim, 90.000 YTL (Doksanbin yeni Türk Lirası) bedelli, vade tarihi, lehdarı G.. B.. ve Spor Malzemeleri Sanayi ve Ticaret AŞ. ve yine keşidecisi D.. Yatçılık Turizm ve Gıda Ticaret A.Ş. ve kefili B.. A..
M.. 'dan 15.10.2008 tanzim, 45.000,00 YTL (Kırkbeş Bin Yeni Türk Lirası) bedelli, vade tarihi boş, lehdarı G.. Balıkçılık ve Spor Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan iki adet senet G.. Balıkçılık ve Spor Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına teslim alınmıştır, 15.10.2008'' yazılıdır. Her ne kadar davalı yan bu teslim tesellüm belgesindeki davalı şirket adına imzası bulunan Y..B.. ve Z..
D..'ın yetkileri bulunmadığını ileri sürmüş ise de, alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere sözkonusu belge davalı şirketi borçlandırıcı mahiyette olmayıp, teminat senedinin alınması vasfındadır.
Açıklanan bono metnindeki ifade ve teslim tesellüm belgesi içeriği gözetildiğinde takip ve dava konusu bonoların davacı şirketin bankalardan kullandığı kredilerin kefili olan davalıya, kefaletinin teminatı olarak verildiğinin kabulü ile davacı yanın bankalara olan kredi borçlarını ödemiş olması nedeniyle davalı yanın kefaletten kaynaklanan bir sorumluluğu kalmadığından teminat vasfının sona erdiğinin gözetilmemesinde, bir başka deyişle asıl davanın kabulü gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçelerle reddinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2013/8082, K. 2014/5638, 24 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama