KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/11595 E., 2015/8861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. ... ile davalı asil ... ve vek.Av. ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ve kardeşlerinin ...z hale geldiğini...k Mahkemesinin 2009/244 Esas sayılı menfi tespit davasında söz konusu senedin iptalini talep ettiğini, bu davada verilen red hükmünün Yargıtay tarafından da onandığını, müvekkilince söz konusu senede dayanılarak girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaliyle, takibe konu asıl alacağın (150.000 TL) davalıdan 30.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini dava etmiş, yargılama sırasında davacı vekili taleplerinin alacağın tahsiline ilişkin olduğunu, itirazın iptali taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin taraflar arasındaki el yazılı sözleşmeye göre teminat için verildiğini, kesinleşen mahkeme kararında halen teminat senedi niteliğinin devam ettiğinin belirlendiğini, iddiaya konu müvekkili ...'ya devredilen 237 m2 hissenin karşılığının nakit olarak ödendiğini, dava konusu senedin ihale sonrasında 187 m2 hisse devrinin vaadi olarak teminat amacıyla düzenlendiğini, davacının 187 m2 hissesinin devrini veya bu hissenin rayiç bedelini talep etmeyip teminat senedini icra takibine koymakla kötüniyetini gösterdiğini, kaldı ki, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılması gerektiğini,
sözleşmenin geçersizliği halinde ferilerinin de geçersiz olduğunu, müvekkilinin 187 m2'lik hisseyi derhal devretmeye hazır olduğunu belirtmesine rağmen davacının bu davayı açarak icaplarını reddettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre takip konusu senedin geçersiz kaldığı, davacının davalıdan 150.000,00 TL teminat bedelini talep edemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 04.09.2009 tarihli protokolde, dava konusu senedin teminat amacıyla verildiği ve '' 187 m2'lik hisse bedelsiz verilmezse teminat senedi yine geçerlidir'' şeklinde bir anlaşmaya yer verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Esasen bu husus davalının icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesi içeriği ve cevap dilekçesi içeriği ile de sabittir. Öte yandan taraflar arasında aynı senetten dolayı görülen menfi tespit davası sonucunda davanın reddine dair verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen...
.../...
Nitekim davalı vekili de, takibe itirazında ve davaya cevabında davacının ancak 187 m2 taşınmaz hissesinin devrini veya rayiç bedelini isteyebileceğini çünkü senedin bunu teminat altına aldığını belirtmiştir. Bu durumda mahkemece davanın temelini oluşturan icra takip tarihi itibariyle 187 m2 miktarındaki taşınmaz hissesinin davacıya devredilmemiş olması karşısında teminat senedinin temin ettiği alacakla sınırlı olarak takibe konulabileceği gözetilerek sözü edilen taşınmaz hissesinin takip tarihindeki piyasa rayiç değeri saptanıp senet bedelini geçmemek kaydı ile sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken davanın tümden reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/11595, K. 2015/8861, 15 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama