KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/13715 E., 2015/3636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temlik alan davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı ...'ın müteselsil kefaletinin de ipotekle teminat altına alınmış olduğu, dosya içeriğinden ve ipotek resmi senedin tetkikinden anlaşıldığından davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ...; dava konusu Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup, bu davalının kefaletinin ipotekle teminat altına alınmadığı dosya içeriğinden anlaşıldığından dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi hükmüne göre; anılan davalı hakkında ilamsız icra takibine girişilmesine engel bir durum bulunmadığı halde, mahkemece bu davalı bakımından somut olaya ve dosya kapsamına uygun bulunmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacının davalı ... hakkındaki davası reddedildiğinden, bu davalı yönünden takibe girişmesinde haksız ise de, kötüniyetli takip yaptığını gösterir bilgi ve belgeye rastlanılamadığından başka bir anlatımla, davacının takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığından anılan davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de diğer bir bozma nedenidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/13715, K. 2015/3636, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama