KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/152 E., 2014/3911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takip dayanağı bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalı şirketle herhangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının gerçek borçluları olmadığını, takip konusu senet üzerinde borçlunun kimlik bilgilerinin ve TC kimlik numarasının olmaması nedeniyle sehven aynı isim ve soy isimde bulunan davacıya tebligat yapıldığını, davanın konusuz kalması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının icra dosyasında borçlu olmadığının davalı tarafça kabul edildiği, senedin lehdarı olan davalı alacaklının gerçek borçluya karşı takip yapma sorumluluğu bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle borçlunun adres ve kimlik bilgilerinin tespitinin mümkün olması ve davacının 30.03.2009 tarihinde icra dosyasına borçlunun kimliğine ilişkin itirazda bulunmuş olması karşısında gerçek borçluya takibin yöneltilmemesi, alacaklının ağır kusuru anlamına geldiğinden 6352 sayılı Yasa'nın geçici 10. maddesi uyarınca takibe konu asıl alacağın %20'si oranında davacı yararına tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/152, K. 2014/3911, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama