KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/15371 E., 2015/3033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili kuruma satılan ... ... firmasının gösterge folyoları ile alfa nümerik klavyelerin orjinal olmayıp eş değer benzer malzeme olduğunun tespit edildiğini belirterek, orjinal için ödenmiş olan bedel ile muadili arasındaki fark olan toplam 41.927,50 TL 'nin %18 KDV si ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihale konusu malın ithalatçısı olmayan müvekkilinin menşe şehadetnamesi sunmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin ihale konusu malları Türkiye'deki bir firmadan temin ettiğini, davacının teklifinde herhangi bir marka belirtmemiş olmasına rağmen ısrarla ... teriminin...firmasının folyolarını ve alfa nümerik klavyelerini tanımladığını ileri sürdüğünü, oysa internet üzerinde yapılan araştırmada anılan markanın ... adlı ürününe rastlanmadığını, ürünlerin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini, sözleşme konusu ürünlerde ayıp bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ölçü ve tartı aletleri yedek malzemesinin alınmasına ilişkin imzalanan sözleşmede herhangi bir markanın belirtilmediği, bu sözleşme sonucunda davalı tarafından temin edilen malzemenin 12/02/2010 tarihli faturaya bağlanarak davalıya teslim edildiği, davacının da kabulünde olduğu üzere söz konusu malzemenin davacının teknik elemanları tarafından kontrolünün ve muayenesinin yapılarak teslim alındığı,
bu durumda davacı tarafından ileri sürülen malzemelerin orjinal markalı olmaması iddiası açık bir ayıp olup, bunun muayeneden itibaren Borçlar Kanunu'nda belirtilen sürede ileri sürülmesi gerektiği, malzemelerin teslim tarihi ve davanın açılış tarihi dikkate alındığında bu sürenin de geçmiş olduğu, malzemenin üretilmesi 1990'lı yılların sonunda durdurulmuş olup, ihale tarihi itibariyle piyasada orjinal malzeme bulmanın imkansız olduğu, bu durumda davacının iddialarının fiili olarak mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/15371, K. 2015/3033, 4 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama