KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/16022 E., 2015/3695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalının, haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı 29.09.2011 tarihli celsede davayı kabul etmediğini bildirmiştir.
Mahkemece, takibe konu kredi sözleşmesinin tür olarak genel kredi sözleşmesi olup, ticari nitelik taşıdığına dair herhangi bir özellik görülmediğinden tüketici kredisi olduğu kanaatine varıldığı ve yargılamaya tüketici mahkemesi sıfatıyla devam edilmesi ile alacaklının, asıl borçlu hakkında başlattığı takip sonuçlanmadan ya da başlatılan takip semeresiz kalmadan davaya konu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalı hakkında takip yapmasının mümkün olmadığından davalının itirazının yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, davacının alacağı temlik aldığı banka ile dava dışı Mehmet Ernazlıoğlu arasında düzenlenen banka genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 7. maddesinde öngörülen ticari teselsül karinesi karşısında davalının kefaletinin müteselsil kefalet kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece somut olay bakımından davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılamayacağı ve bu nedenle görev yönü gözetilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/16022, K. 2015/3695, 17 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama