KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/16026 E., 2015/3279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı... Orman Ürünleri Ltd. Şti.'den 27/09/2011 tarihinde satın aldığı ürünlerin 2 ay sonra solduğunu, durumun derhal davalı firmaya bildirildiğini, üretici firma olan diğer davalı şirketin ürünlerin ayıplı olduğunu kabul etmediğini, bunun üzerine mahkeme aracılığıyla yapılan inceleme sonucunda üründe lekelenme ve solmaların mevcut olduğunun ve giderilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla satış bedelinden tenzil edilecek şimdilik 5.000,00 TL'nin ve tespit için harcanan 800,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ağaç Sanayi A.Ş. vekili, öncelikle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, ürünün ayıplı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Orman Ürünleri Ltd. Şti. vekili, müvekkiline ihbarda bulunulmadığını, ürünün ayıplı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, tarafların tacir olmaları nedeniyle TTK'nın 23.maddesinde öngörülen ayıp ihbar sürelerinin somut olayda dikkate alınması gerektiği, maldaki ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde ise ayıp farkedilir farkedilmez satıcıya derhal ihbar edilmesi gerektiği, davacının, davalılara göndermiş olduğu e-mailin malın tesliminden yaklaşık 8 ay sonrasına ilişkin olduğu, dolayısıyla davacının davalılara yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/16026, K. 2015/3279, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama