KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/2452 E., 2014/5864 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2014
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ...'ın davalıdan veresiye akaryakıt alıp karşılığında müvekkili ...'ın borçlu, diğer müvekkili ...'ın kefil olarak gözüktüğü boşa imzalı senet verdiğini, müvekkili...'in borcunu ödediği halde, davalının senede 13.05.2010 tanzim, 01.09.2010 vade tarihi, 7.000 TL bedel yazarak icra takibi yaptığını ileri sürerek, davalıya senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, icra takibi sırasında davalıya ödenen 3.000 TL'nin istirdadına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların senede karşı ileri sürdükleri iddiaları yazılı delille ispatlamaları gerektiğini, senetle davaya konu ticari ilişki arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacı ...'ın icra takibinden sonra kısmi ödeme yapıp borcunun tamamını ödeyeceğini belirtmesi üzerine veresiye fişlerinin kendisine iade edildiğini, kendisinin bunu fırsat bilerek dava açtığını belirterek davanın reddine, % 40 kötü niyet tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıların senedin akaryakıt alım satım nedeniyle verildiğine ilişkin delil sunamadıkları, davalının senedin akaryakıt alım satımı nedeniyle kendisine verilmediğine dair yemin ettiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İtirazın iptali davaları konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalardan olup, davanın reddine karar verildiğinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin birinci bölümünün 3. bendi uyarınca 990,00 TL maktu vekalet ücret takdiri doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/2452, K. 2014/5864, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama