KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/590 E., 2014/3013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 01/10/2013
- Numarası
- 2012/521-2013/285
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, dava dışı borçlu şirkete açılan kredi hesabı ve kullandırılan krediden kaynaklanan alacak ile iade edilmeyen 26 adet çek yaprağından kaynaklanan depo bedelinin müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu iddia edilen davalıdan tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili; takibe konu kredi sözleşmesindeki imzaların müvekkili davalıya ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda; takip konusu kredi sözleşmesindeki müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla atılan imzaların davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın ve davacı banka takibinde kötüniyetli olmadığından kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu genel kredi sözleşmesindeki müşterek borçlu müteselsil kefil imzalarının davalıya ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporuyla saptanmıştır. Bir güven kurumu olan davacı banka sözleşmeye imzalar atılırken imzaların atan kişiye aidiyeti noktasında gerekli dikkat ve ihtimamı göstermek mecburiyetindedir. Buna göre kredi sözleşmesindeki imzaların davalıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olan davacı bankanın icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu kabul edilerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken gerekçeleri gösterilmeden kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/590, K. 2014/3013, 17 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama