KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/6754 E., 2014/9997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 03/05/2013
- Numarası
- 2011/817-2013/266
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı, davalı aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıya borcunun olmadığını, davacıyı tanımadığını, dava konusu çek bedelinin davadışı üçüncü kişiye ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; çekin adi yazılı belge olduğu ve ana alacak yönünden, alacağın varlığını adi yazılı belge niteliğinde ispat niteliğini taşıdığı, çek üzerindeki asıl alacak bedeli olan 14.500 TL'den davacı vekilinin 13.11.2012 tarihli celsedeki kabulüne göre davalının 6.500 TL'lik kısmını icra takibinden sonra davacı tarafa ödediği , bakiye miktar olan 8.000 TL üzerinden takibe yapılan itirazın iptali talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu, aleyhindeki icra takibine süresinde itiraz etmiş ve dilekçesinde hem icra dairesinin yetkisine hem de borca ilişkin itirazlarını bildirmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Dava koşulunun mahkemece öncelikle gözetilip değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece İİK 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususla ilgili değerlendirme yapılmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/6754, K. 2014/9997, 29 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama