KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/7952 E., 2015/4550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, ... AVM'de bulunan işyerinin kiralanmasıyla ilgili olarak kiraya veren dava dışı ... A.Ş ile kira sözleşmesi yapılması konusunda anlaşıldığını, ancak ...
A.Ş tarafından imzalanmak için gönderilen kira sözleşmesi taslağında kiralanan yerin alanı ile ilgili sorun nedeniyle sözleşmenin imzalanmadığını, kiralanması düşünülen işyerinde daha önce kiracı olan davalı ile davacının, kiralanan yerin devir bedeli olarak 350.000,00 TL ödenmesi konusunda anlaşmaya vardığını, davalının 02.11.2011 tarihli 350.000,00 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, buna karşılık davacının, davalının banka hesabına 5.000,00 TL havale edip, 100.000,00 TL'yi de daha sonra banka hesabına havale edileceği taahhüt edilerek bakiye 245.000 TL için davaya konu çekin davalıya teslim edildiğini,
tarafların sözkonusu çekin davalı şirketin kira bedeli borçlarına karşılık dava dışı ... A.Ş'ye ciro edilmesi konusunda anlaştığını, fakat kiralanan yerin fiilen ve hukuken davacıya teslim edilmemesi ve kira sözleşmesinin imzalanmaması sebebiyle çekin ...
A.Ş'ye ciro edilmediğini ve çekin davalıdan geri alınmadığını, davalının ihtarname keşide ederek, devir bedeline istinaden müvekkiline 02.11.2011 tarihli 350.000,00 TL bedelli fatura göndererek ayrıca anlaşmanın edimlerinin yerine getirilmesi için taleplerde bulunduğunu, müvekkilinin cevabi ihtarla, anlaşmaların geçersiz olduğu, 350.000,00 TL'nin ödenmeyeceği bildirilip, faturanın iade edildiğini, yeniden yapılan görüşmeler sonucunda dava dışı ...
A.Ş ile kiralama konusunda anlaşmaya varıldığını, taraflar arasında yeni yapılan anlaşma gereği kiralanan yerin devir bedeli olarak davalının, müvekkiline 309.485,00 TL bedelli fatura düzenlediğini ve müvekkilinin bu fatura bedelini 18.02.2011 keşide tarihli 309.485,00 TL bedelli çek ile ödediğini, taraflar arasında borç - alacak ilişkisinin kalmadığını, davalı şirketin elinde bulunan 245.000,00 TL bedelli çekin keşide tarihi tahrif edilerek, tahsile çalışıldığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu işyerinin 350.000,00 TL bedelle davacıya devri konusunda mutabık kaldıklarını, bakiye 245.000,00 TL için 18.11.2011 tarihli çekin düzenlendiğini, sözkonusu çekin, müvekkilinin AVM'ye olan kira borcuna karşılık müvekkili şirket yetkilisi tarafından ciro edilerek davacı şirket yetkilisi ..., teslim edildiğini, ancak çek bedeli tutarındaki kira borcunun davacı tarafından ...
AVM'ye yatırılmadığını, davacının edimini ifa etmemesi üzerine keşide edilen 25.11.2011 tarihli ihtarname ile devir sözleşmesinin şartlarının yerine getirilmesinin talep edildiğini, davacının edimini ifadan kaçınacağının anlaşılması üzerine ödenen 5.000 TL'nin davacıya iade edildiğini, daha sonra davacı şirket yetkilisinin dava dışı taşınmaz maliki ... A.Ş ile aralarındaki problemlerden bahsederek, problemlerin çözülmesinden sonra çek bedelinin ödeneceğini, çekin
tarih kısmının davacı şirket yetkilisi tarafından değiştirilerek paraf edildiğini, sorunların çözülmesinin ardından AVM'ye olan kira borçlarına karşılık davacı şirketin 309.485 TL'lik çek düzenlediğini ve çekin davalı şirket tarafından ciro edilerek dava dışı ... A.Ş'ye teslim edildiğini, 245.000 TL bedelli çekin ise 105.000 TL nakit ile birlikte şerefiye bedeli olarak müvekkilinde kalması konusunda tarafların anlaştığını, bu sebeple davacı şirketin 245.000 TL bedelli fatura ve münderecatına itiraz etmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı tarafından davacı adına ...
Alışveriş Merkezi işyeri devir hakkı bedeli olarak 02.11.2011 tarih ve 350.000,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, yine davalı tarafından davacı adına işyeri devir hakkı bedeli olarak 309.485,00 TL bedelli 31.01.2014 tarihli ikinci bir fatura düzenlendiği, ayrıca 18.07.2012 tarihli ve 245.000,00 TL bedelli “Şerefiye bedeli" adı altında fatura tanzim edildiği, taraflar arasında işyeri devir bedelinin son olarak 309.485,00 TL üzerinden kararlaştırıldığının uyuşmazlık konusu olmadığı, davalı tarafın 245.000,00 TL'lik çekle yapılan ödemenin şerefiye bedeli olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği,
aksinin kabulü halinde bile şerefiye bedeli olarak verildiği ileri sürülen paranın, hava parası olup, hava parası alınmasının 6570 sayılı Yasa'nın 16. maddesi ile yasaklandığı, bu nedenle dava konusu çekin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/7952, K. 2015/4550, 31 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama