KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/10670 E., 2015/14243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2015
- İncelenen kararın mahkemesi
- Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 18/04/2014
- Numarası
- 2012/563-2014/371
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul,kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Temlik alan-davacı vekili, alacağını temlik eden banka ile dava dışı K... P.. A.Ş. arasında akdedilen 16/11/2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını,davalının kefalet limitinin 60.000,00 TL olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan borcun süresinde ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüketici mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca tüketici kredisinden kaynaklanan takiplerde öncelikle asıl borçluya ve asıl borçlu tarafından verilmiş teminatlara başvurulması gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin imzalamış olduğu 20.000,00 TL limitli kredi sözleşmesine kefalet limitinin sonradan yazıldığını, talep edilen faiz oranının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalının müteselsil kefil sıfatıyla 60.000,00 TL'lik kredi limitinden ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğu, bu nedenle bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul,kısmen reddine, itirazın tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla 38.917,35 TL asıl alacak, 21.082,65 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 60.000,00 TL üzerinden iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı, davaya konu genel kredi sözleşmesinde 60.000,00 TL kefalet limiti ile kefil olmuştur. Davalı kefilin icra takibinden önce temerrüde düştüğü de anlaşılmaktadır. Kefil, kat tarihi itibariyle asıl borçlunun borcundan dolayı kefalet limiti olan 60.000,00 TL ve kendi temerrüdü nedeniyle işleyecek faizden sorumludur. Mahkemece yeniden banka
kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalının takip tarihi itibariyle sorumlu olduğu tutar belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/10670, K. 2015/14243, 9 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama