KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/126 E., 2015/2869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, ancak çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek, müvekkilinin söz konusu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Alacağını temlik eden ... vekili, müvekkili ile dava dışı ... Denim Şirketi arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin geri ödemesi olarak borçlu şirketin dava konusu çekleri ciro ederek müvekkiline teslim ettiğini, davacının iyiniyetli hamil olan müvekkiline husumet yöneltemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı (temlik alan) vekili, dava konusu alacağın yargılama sırasında müvekkili tarafından temlik alındığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu çeklerdeki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda düzenlenen 21/06/2012 tarihli bilirkişi raporunda 3813002 nolu çek ile 0111837 nolu çekteki davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olduğunun, 0111842 nolu çekteki imzanın ise davacının eli ürünü olmadığının bildirildiği, tarafların itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 06/12/2013 tarihli raporda ise inceleme konusu çeklerdeki keşideci imzalarının davacı eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkemece Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporun yeterli görüldüğü,
dolayısıyla çeklerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı (temlik alan) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/126, K. 2015/2869, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama