KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/13249 E., 2016/4114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın vaki sulh nedeni ile ayrıca karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılardan ........... ile akdedilen taşeron sözleşmesi gereğince avans çekleri verildiğini, adı geçen davalının hafriyat işini yarım bırakıp iş sahasını terk ettiğini, davalı ...... ile davalı ... şirketi arasındaki faktoring sözleşmesi gereğince bedelsiz çeklerin davalı ... şirketinin eline geçtiğini, geçerli bir faktoring sözleşmesinin bulunmadığını, ....... ile ...........'nin temsilcilerinin adreslerinin aynı olduğunu, çeklerdeki ciro imzaları da aynı kişiye ait olduğu için davalı ... şirketinin iyiniyet iddiasında bulunamayacağını,
herbiri 50.000 TL bedelli iki çek müvekkilinden tahsil edildiği için istirdatı gerektiğini, toplam tutarı 300.000 TL olan altı adet çek nedeniyle de borcun bulunmadığını ileri sürerek, davacı şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, 100.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdatına, toplam 300,000 TL bedelli 6 çekin davalılardan istirdatına karar verilmesini, yargılama sırasında, davacı vekili davalı ... dışındaki diğer davalılar ile sulh olduğunu, sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili ise, davacının kötüniyetli işlemleri nedeniyle icra takiplerinin akamede uğradığını, geç tahsilat yaptıklarını, davacı yanın kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretine mahkum edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosyaya sunulan vaki sulh nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, davacı yanın davalı .... vekilinin kötüniyet tazminat talebi istemlerinin koşulları oluşmadığından reddine, 1.500 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, taraflara yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... şirketi vekili ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davacı vekiline 01.06.2015 tarihinde davalı ...vekilinin temyiz dilekçesi ise 22.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK'un 432. maddesinde öngörülen 15 günlük süre ve HUMK m. 433/II c-2 hükmünde düzenlenen 10 günlük katılma yolu ile temyiz süresi geçirildikten sonra 06.07.2015 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı ...sulh sözleşmesinin tarafı olmadığı halde bu davalıyı da kapsayacak biçimde "sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi doğru olmayıp, adı geçen davalı yönünden esas hakkında bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/13249, K. 2016/4114, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama