KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/13288 E., 2016/3774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında makine satış akdi imzalandığını, makinelerin henüz teslim edilmediğini, sözleşme uyarınca satış bedelinin 45.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu bedelin 25.000,00 TL'sinin çeklerle geriye kalan kısmının teslimde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 25.000,00 TL bedelli üç adet çeki davalıya teslim etmesine rağmen davalının makineleri teslim etmediğini, bu nedenle ödenen çek bedeli olan 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle iadesi, dava tarihine kadar işlemiş günlüğü 1.000,00 TL'den 51.000,00 TL cezai şarta karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, katılmış olduğu duruşmada davacıdan almış olduğu çek bedeline karşılık gelen makineleri davacıya dava açıldıktan sonra teslim ettiğini, bu hususta davacı firma yetkilisi ile sözlü anlaşma sağlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının herhangi bir itirazda bulunmadan kısmi ifayı kabul ettiği, davalıya kalan kısmın ifası için herhangi bir ihtar göndermediği, dava tarihine kadar da herhangi bir ihtarla malların teslimini istemediği ve kısmi ifayı kabul ederek eksik teslim ve sözleşmenin 25.000,00 TL üzerinden ifasını zımnen kabul etmiş olmakla, herhangi bir zarara uğramadığı gibi dava tarihi itibariyle de kalan malların ifasını talep etmeyip zararını ve cezai şartı talep etmekle sözleşmeyi zımnen feshetmiş olup cezai şartta talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/13288, K. 2016/3774, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama