KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/14270 E., 2016/6229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 10 adet alarm sisteminin alım-satımı hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin her biri 1.570,00 TL bedelli 3 adet çek verdiğini, ancak malların müvekkiline teslim edilmediğini, çeklerin bedelsiz kaldığını iade edilmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya üç adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya 10.05.2008 tarihinde 10 adet alarm sisteminin satıp teslim ettiğini, davacıdan mallara karşılık üç adet çek aldığını ve davacıya nakit-çek tahsilat makbuzu verdiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre akdi ilişkinin peşin satış olduğu ve davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, ancak davacı vekilinin davalı tarafa yemin teklif etmek istemediğine dair dilekçe ibraz etiğini, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/14270, K. 2016/6229, 11 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama