KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/15336 E., 2016/5077 K.·Y Argıtayilamı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/06/2015
- Numarası
- 2012/357-2015/542
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı asil, adına sahte olarak düzenlenen 7.750,00 TL ve 20.000,00 TL bedelli 2 adet çek ile ilgili olarak aleyhine icra takibine geçildiğini, söz konusu çeklerdeki yazı ve imzaların alacaklı lehdar gözüken davalı ....'ye ait olduğunu ve çeklerin keşide olunduğu tarihlerde kızının sözlüsü olan ....'nin hile ile ele geçirdiğini ve çekleri ciro ettiğini, davalılar ile ticari bir ilişkisinin olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine, icra takibine dayanak çeklerin ve icra takiplerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ...., ... vekili, müvekkili ....'ın icra dosyalarında taraf olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında dava konusu çekleri diğer davalı ....'ye Rent A Car işi yapması için düzenleyip verdiğini beyan ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, her ne kadar çeklerdeki imzaların raporda davacıya ait olmadığı belirtilmiş ise de, davacının savcılık aşamasındaki ikrar mahiyetindeki beyanında damat adayı olan ve kızının sözlüsü olduğunu belirttiği ....'ye çekleri imzalayıp verdiğini açıkladığı, esasen imza kendisine ait olmasa bile muvafakatıyla çeki vererek dolaşıma girmesini sağladığı, daha sonra çekin rızası hilafına bu kişi tarafından hileyle alındığını ve imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek çelişkili beyanda bulunduğu, bu aşamada imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının TMK'nın 2. maddesi ile de bağdaşmadığı,
bilirkişi raporunun kesin yargı oluşturmayacağı, davalılardan ...'ın takipte alacaklı görünmediği, esasen çek üzerinde cirosu mevcut ise de önceki ciranta şirket tarafından icra takibine konulduğu, çekte hak sahibi bulunmadığı, bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği, davacının rızasıyla çekleri verip kullandırdığı veya çekin düzenlenerek kullanılması yönünde muvafakatının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/15336, K. 2016/5077, 21 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama