KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/15765 E., 2016/5201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic. Mah. Sf.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu bonodaki imzaların müvekkilerine ait olmayıp, sahte olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında uzun yıllara dayalı ticari ilişki olup, dava konusu senedin bu ticari ilişkiden kaynaklanan borç için davacılar tarafından müvekkilinin yanında imzalanıp, teslim edildiğini, davacıların kötüniyetle dava açtıklarını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre senet üzerindeki imzaların teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen, karalama tarzında çizgilerden ibaret, taklidinin kolay olması nedeniyle imzaların davacıların eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda arada senet düzenlenmesini gerektirir bir ilişkinin varlığını ve davacıların senedi imzaladığını ispat yükünün davalı tarafta olup, davalının bu hususları ispatlayacak bir delil ileri sürmediği, bu durumda davacıların kendilerine ait olduğu kesin olarak ispatlanmayan senetten sorumlu tutulamıyacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca dava, borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talep halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmolunur. Somut olay bakımından davalının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının kötüniyet tazminatına ilişkin talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmolunması doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/15765, K. 2016/5201, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama