KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/16051 E., 2016/5114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan çek taahhütnamesinden kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takipte nakit alacak ve depo talep edilen çeklerin belirtilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı banka tarafından ödenen çek garanti bedellerinden dolayı 2.762,94 TL asıl, 411,49 TL işlemiş faiz, 20,57 TL BSMV olmak üzere toplam 3.195,00 TL nakit, 9 adet çekten dolayı 5.210 TL gayrinakit kredi borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, icra takibinde takipten sonra uygulanmasını istediği faiz oranı ve cinsini belirtmemiş, takip talebinde sadece "...yukarıda belirtilen temerrüt faizi..." şeklindeki ifade ile temerrüt faizi isteminde bulunmuş, belirtilen kısımda ise temerrüt faizi oranı belirtilmemiştir. Bu durumda davacı takip talebindeki istemleri ile bağlı olacağından takip tarihinden sonra uygulanması gereken faiz oranının yasal faiz olarak kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/16051, K. 2016/5114, 22 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama