KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/2217 E., 2015/16031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/12/2013
- Numarası
- 2010/63-2013/672
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı şirket yönünden davanın reddine, diğer davalı E.. E.. bakımından davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı E.. E.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki bayilik ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkinin davalı şirketi temsilen satış görevlisi diğer davalı E.. E.. vasıtasıyla yürütüldüğünü, davalı E..
E..’nın ürün satışlarından indirimler uygulayacağını söylemesi üzerine müvekkilinin de kendi müşterilerine indirimli satışları yansıttığını, dava dışı müşterilerin bu doğrultuda müvekkiline fiyat farkı faturaları kesmesi akabinde müvekkili tarafından davalı şirket adına toplam 43.374 TL bedelli iki adet fiyat farkı faturası kesilmiş ise de bu faturaların davalı şirket tarafından kabul edilmediğini, oysa davalı Engin’in davalı şirketi temsilen hareket etmesi sonucunda müvekkilinin 135.000,00 TL rücuen alacağı oluştuğunu belirterek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraflar arasında akdolunan bayilik sözleşmesinde fiyatlarda indirim uygulanacağına dair bir hüküm olmadığı gibi, davalı E.. E..’nın satış görevlisi olup, müvekkili adına satışlarda iskonto promasyon vs. uygulama yetkisi de bulunmadığını, kendi inisiyatifiyle hareket ettiğini, böylece müvekkilinin somut olayda bir sorumluluğu bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı E.. E.., davalı şirket yöneticileri ve satış müdürünün talimatları doğrultusunda hareket ettiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı şirket arasında akdolunan bayilik sözleşmesinde davacıya iskonto uygulanacağına dair bir hüküm olmadığı gibi diğer davalı E.. E..’nın yetkisini aşarak davacıya taahhütte bulunduğu, onun bu eylemi nedeniyle davacı yanın alacaklı hale geldiğinin saptandığı ancak, davalı satış görevlisinin eylemi nedeniyle davalı şirkete bir sorumluluk yüklenemeyeceği, davacı zararından davalı yetkisiz temsilcisi E.. E..’nın şahsen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı E.. E.. aleyhine açılan davanın kabulüyle 10.000,00 TL’nin bu davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı E.. E.. tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/2217, K. 2015/16031, 2 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama