KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/2705 E., 2015/17510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, icra takibine konu bonoda müvekkili şirketin çift imza ile temsili gerekirken tek imza bulunduğunu, davalı şirkete borçlu olmadığını, teminat olarak verilen bononun anlaşma ve sözleşmeye aykırı olarak düzenleme tarihinin anlaşma tarihinden önceki bir tarih yazılarak doldurulduğunu ileri sürerek, icra takibinin iptaline ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı borçlu şirketin temsilcisi...'ın hem davacı şirketi temsilen hem de kendi adına asaleten müvekkili şirkete olan borcu nedeniyle dava konusu bonoları imzalayıp müvekkiline verdiğini,...'ın davacı şirketi 12.10.2015-12.10.2010 tarihleri arasında münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca bono tanzim tarihi itibariyle de davacı şirketi temsile yetkili olduğunu, davacının iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarına göre takip konusu bononun tanzim tarihi itibariyle senedi tanzim eden ...'ın davacı şirketi tek başına temsile yetkili olduğu, dava konusu senedin üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair yazılı delil ibraz edilemediği, ihtiyati tedbir talep edildiği halde teminatın mahkeme veznesine depo edilmemiş olması sebebiyle ihtiyati tedbir kararı verilmediği gerekçesiyle davanın reddi ile koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/2705, K. 2015/17510, 23 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama