KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/4428 E., 2015/14067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/06/2014
- Numarası
- 2013/81-2014/364
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; dava dışı A.. ile davalı şirket arasında davalının ürettiği Hünkar marka suyun satışı ve pazarlaması konusunda sözleşme akdedildiğini ve bu sözleşmenin teminatı olarak düzenlenen bonoları müvekkilinin kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmenin 6. maddesindeki koşul gerçekleşmediğinden davalının teminata ilişkin bono bedellerini talep edemeyecek olmasına rağmen, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak sözkonusu teminat bonolarına dayalı olarak müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2012/15632 takip sayılı dosyasında icra takibi başlattığını belirterek, müvekkilinin takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili; 12/02/2013 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin dava açıldıktan sonra icra baskısı altında 7.400,00-TL ödeme yaptığını belirterek, davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu bonolarda kefil olan davacının temel ilişkiye itiraz etmesinin hukuki temelden yoksun olduğunu, dava dışı asıl borçlu borcunu ödediğinden davacı kefilin sorumluluğunun ortadan kalktığını ve davanın konusuz kaldığını, ayrıca davacının ibraz ettiği sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2012/15631 sayılı dosyasına konu bonoların davacı tarafından kefil sıfatıyla imzalandıkları, bonoların düzenlenme nedenlerinde nakden yazılı olduğu, sözkonusu bonoların karşılıklarının dava açıldıktan sonra davacı tarafından ödendiğinin anlaşıldığı, kambiyo senetlerine yönelik iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacının ibraz ettiği sözleşmede davalı tarafın imzası bulunmadığı gibi sözkonusu bonoların bu sözleşmenin teminatı olarak alındığına ilişkin bir ibarenin de bulunmadığı, davacı tarafın yemin deliline dayandığı ve davalı tarafın bonoların teminat bonosu olmadıklarına dair yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/4428, K. 2015/14067, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama