KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/758 E., 2015/11402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dış..Kalkan şubesinden çekmiş olduğu krediye teminat olarak gayrimenkulünü ipotek verdiğini...İcra Müdürlüğünün 2010/7211 esas sayılı dosyasında müvekkilinin ipotek belgesinin 2. maddesinde “doğmuş doğacak tüm borçlarına ve kefaletine de şamildir” maddesi gereğince borçlu gösterildiğini, bu maddenin yasaya aykırı olduğunu, oysa ki dava dışı ..nın tüm borçlarının ödendiğini, hem kefalet akdinde hem de garanti akdinde limitin belli olması gerektiğini belirterek, ipotek belgesinin 2. Maddesinin iptali ile,...İcra Müdürlüğünün 2010/7211 sayılı dosyası ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesi gereğince asıl borçlu dava dışı ..’nın kullanmış olduğu ticari kredilerin geri ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumluluğu yanında ipotek belgesi/resmi senet gereğince ..nın gerek asaleten ve gerekse kefaleten her nevi kredilerinden sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davaya konu ipotek belgesinin 2. maddesindeki "doğmuş doğacak borç" tabirinin hukuka ve yasaya aykırı olmadığı, davacının gayrimenkulünü dava dışı ..’nın davalı bankadan alacağı kredinin belirlenen limit dahilinde asaleten ve kefaleten borçlarına teminat göstermesi nedeniyle kefalet riskini de üstlenmiş olduğu, asıl borçlunun davalı bankaya kefalet borcunun bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/758, K. 2015/11402, 28 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama