KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/10792 E., 2017/5377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı şirketin müvekkili banka ile genel kredi sözleşmesi imzaladığını, davalının bu sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun süresinde ödenmemesi nedeniyle hesabın katedildiğini, davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, takibin asıl alacak ve belirlenecek tüm faiz ve ferileri yönünden itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, dava dışı asıl borçlunun davacı bankadan kullanmış olduğu kredi nedeniyle, kefil olan davalının takip tarihi itibariyle bilirkişi raporunda tespit edilen miktar kadar borçlu olduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, itirazın asıl alacak ve temerrüt faizi yönünden takipten sonra faizi işletilmek suretiyle iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava asıl alacak yönünden itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece işlemiş faizi de içine alacak şekilde talep aşımı yapılmak suretiyle karar verilmesi, kabule göre de işlemiş faize faiz işletilerek ve takipte talep edilen faiz oranından fazla oranda faize hükmedilerek karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının resen gözetilen ve aleyhe bozma yasağının istisnası olan bu sebepler nedeniyle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/10792, K. 2017/5377, 22 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama