KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/10844 E., 2017/4903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 01/02/2011 tarihli sözleşme gereği, davalı şirketin sözleşmenin 4.1 maddesinde belirtilen malları alıcı tarafça istenildiğinde en geç bir gün içinde teslim etmeyi, müvekkilinin de sözleşmenin 7.1 maddesindeki çekler ile ödeme yapmayı kabul ve taahhüt ettiklerini, sözleşme gereği müvekkilinin altı adet çeki keşide ederek davalıya teslim ettiğini, davalının istenilen malları tam ve zamanında teslim etmediğini, sözleşmenin 8.2 maddesi gereği feshedilince davalının çekleri iade edeceği ve cezai şart ödeyeceğini, ...
1. Noterliğinin 10/03/2011 tarih ve 2299 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, feshedilen 01/02/2011 tarihli sözleşmenin geçersizliğinin tespitini ve bu sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalıya ödenen 41.000 TL'nin iadesini, günü gelmemiş çeklerin iadesini ve davalıya teslim edilen altı adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında 01/02/2011 tarihli menkul mal alım satım sözleşmesi imzalandığı, davalı şirketin sözleşmede belirtilen muhtelif alkollü içkiyi davacı şirkete teslim etme yükümlülüğü altına girdiği, davaya konu çeklerin sözleşmenin imzalanması ile davalı şirkete teslim edildiği, sözleşmenin 4.1. madde hükmünün ihlal edilmesi nedeniyle davacının sözleşmenin 8.2 hükmü gereğince 03/03/2011 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği, sözleşmenin feshi ihtaratının davalıya 14/03/2011 tarihinde noter kanalı ile teslim edildiği,
sözleşmeye konu malların tam ve zamanında teslim edildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin fesih nedeniyle geçersiz olduğu, davacının bu sözleşme gereğince davalıya borcunun bulunmadığı, davaya konu çeklerin teslim alınmayan malların karşılığı olarak sözleşme bedeli olarak peşinen verildiğinin anlaşıldığı,
davaya konu bedeli tahsil edilen çekler yönünden davalının sebepsiz zenginleştiği çekleri ciro yoluyla alan kişilere karşı usulüne uygun olarak açılmış dava bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı şirkete yönelik taleplerinin kabulüne davanın tarafı olmayan çekleri ciro yoluyla alan kişilere karşı olan taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/10844, K. 2017/4903, 13 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama