KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/11418 E., 2017/6326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalının bir adet taşınmazı davalının inşa ederek müvekkiline teslimi karşılığında 74.000 TL'ye anlaştıklarını, müvekkilinin 20.000 TL'si peşin geri kalanı için ise davaya konu senedi teminat olarak davalıya verdiğini, müvekkilinin senet bedelini düzenli aralıklarla 1.000 TL olarak ödemesine karşın taşınmaza yönelik inşaata davalı tarafından bir türlü başlanmaması sebebiyle yaptığı ödemeleri kestiğini, bunun üzerine davalının davaya konu senedi müvekkili aleyhine icra takibine koyduğunu ileri sürerek, müvekkilinin takibe konu senet sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senedin taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesinden bağımsız olduğunu ve para karşılığında söz konusu senedin düzenlendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama uyarınca, satışa konu dairenin bedelinin 74.000 TL olduğu, peşin ödenen bedelin ise 20.000 TL olduğu, kalan 54.000 TL tutarındaki borcun senet bedeli ile aynı olduğu, ayrıca satış sözleşmesinin tarihi ile senedin keşide tarihinin aynı olduğu, kendisi ev hanımı olan davacının arsa temin etmek üzere davalıdan avans para aldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedine karşı açılmış menfi tespit davasıdır. Davacı taraf senedin taşınmaz satışı için verildiğini ileri sürmüş ancak sunulan satış sözleşmesinde dava konusu bononun kayıtlı olmadığı görülmüştür. Davalı taraf ise "nakit verdim" diyerek davacıya borç verdiğini belirtmiştir. Bu durumda senede karşı senetle ispat külfeti gereğince sunulan deliller karşısında davanın kanıtlanamadığı dikkate alınarak reddi gerekirken yazılı şekilde hayatın olağan akışı gerekçe gösterilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/11418, K. 2017/6326, 27 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama