KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/15353 E., 2018/405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı ile dava dışı ... Halı Kilim El san.San Tic.Ltd.Şti aralarında akdedilen 18.02.2011 ve 05.12.2013 tarihli genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını,sözleşme gereği kredi borcu nedeniyle 06.02.2015 tarihinde kat ihtarı gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı ve dava dışı şahıs hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının hakkında başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini belirterek Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2015/5627 esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının 18.02.2011 tarihli genel kredi sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşmeden kaynaklı kredi borcunun ödenerek kapatıldığını, davalının imzalamadığı 05.12.2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden ve bundan kaynaklı borçtan sorumlu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davalının sadece 18.02.2011 tarihli 32.824,55 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu ve bu sözleşmeye istinaden aynı miktarda açılan taksitli kredinin takip öncesi tamamen ödenerek kapatıldığı ve davalı sorumluluğunun sona erdiği, davacı tarafca dayanılan diğer 05.12.2013 tarihli sözleşmede davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı bu kapsamda davalının imzası bulunmayan kredi sözleşmesine dayalı sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/15353, K. 2018/405, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama