KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/1693 E., 2016/10300 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek. Av. ... ile davalı-karşı davacı vek. Av. ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı ... 'ni temsilen müvekkilinin davalıyla finansal kiralama sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin tarafı davadışı ... olup müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığı halde bu sözleşmeden kaynaklanan alacağa dayalı şekilde müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, takip nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tesbitine ve % 20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, finansal kiralama sözleşmesinde davacının taraf olduğunu ve finansal kiralama bedellerinden sorumlu bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuş ve karşı davası ile de finansal kiralamaya konu aracın davadışı ... isimli kişiye satılarak teslim edildiğini, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, dosyaya delil olarak sunulan finansal kiralama sözleşmesinin davadışı ... ile davalı arasında akdolunmuş olup, davacının dava dışı şirketi temsilen bu sözleşmeyi imzaladığının saptandığı gibi sözleşmede davacının kefil sıfatıyla da katılımı bulunmadığının anlaşıldığı, böylece aleyhine girişilen icra takibi nedeniyle davacının bir sorumluluğu bulunmadığı gibi karşı davaya konu alacak isteminden de sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davacının icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesbitine, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/1693, K. 2016/10300, 8 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama