KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/17204 E., 2018/1942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, kefil üçüncü şahıstan alınacak tek rehin senedi başlıklı sözleşmelerin müvekkil yönünden geçersiz olduğunun tespitine ve sözleşmelerdeki müvekkili aleyhine olan hükümlerin genel işlem koşulları bakımından geçersiz olduğunun tespitine ve Çözüm Trafik ve Otopark Hizmetleri Ltd. Şti.'nin kredi borçlarından dolayı müvekkilinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olup olmadığı hususundaki çelişkinin giderilmesine ve bu husustaki muarazanın menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı Çözüm Trafik ve Otopark Hizmetleri Ltd. Şti.'nin davalı banka nezdinde kullanmış olduğu kredi borçlarına teminat olarak davalı banka nezdindeki hesaplarında bulunan döviz ve altının rehin olarak verildiğini, dava konusu borcun kaynağının rehin sözleşmesine dayandığını, altın hesabı üzerindeki blokenin kaldırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının altın hesabı üzerindeki blokenin davalı banka tarafından kaldırıldığı, USD hesabı üzerindeki blokenin devamında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, zira blokenin geçerli bir rehin sözleşmesine dayandığı, rehin senedi (kefil/üçüncü şahıs) başlıklı sözleşmenin geçerli bulunduğu, olayda davacının kefaletinin söz konusu olmadığı, rehin sözleşmesinin içeriğini oluşturan genel işlem şartlarının geçersizliğinden bahsedilemeyeceği, davacının USD hesabına ilişkin muarazanın meni talebinin dayanaksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/17204, K. 2018/1942, 10 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama