KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/17860 E., 2018/2726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2018
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
....
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile dava dış....... arasında akdedilen 03.05.2011 ve 29.03.2012 tarihli kredi sözleşmelerini, davalıların kefil sıfatıyla imzaladığını, çekilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunarak yetkili mahkeme’nin ...... Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ...’nun .... 31.05.2012 tarih ve 1008 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kefaletten istifa ettiğini davacı bankaya bildirdiğini, kefaletten istifa tarihinde dava dışı ...... temerrütte olmadığını, cari hesabının artıda olduğunu, şu halde kefaletten istifa tarihinden sonra, dava dışı borçluya verilen krediden müvekkillerinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddi ile haksız takip nedeniyle ...... sayılı takip dosyasındaki asıl alacak olan 117.778,83 TL'nin % 20 si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; davacı icra takibi başlatmakta haksız bulunmuş ise de, kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu durumda davacı aleyhine ayrıca kötü niyeti tazminatına hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 maddesi uyarınca hüküm fıkrasının kötüniyet tazminatına ilişkin bölümünün çıkartılarak mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/17860, K. 2018/2726, 15 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama