KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/18825 E., 2018/4497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı ile dava dışı Mükerrem Özer arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme nedeniyle müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, kredi hesabının kat edilerek ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu edilecek şekilde geçerli bir kefaletin bulunmadığını, takip dayanağı borç nedeniyle davalının sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve hükme esas alınan delillere göre, taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede, mahkeme hükmü davacı vekiline 11.08.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK'nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 22.01.2018 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/18825, K. 2018/4497, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama