KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/19062 E., 2017/3650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı, davalının kendisi aleyhine kambiyo senedine müstenit icra takibi yaptığını, vade tarihinin tanzim tarihinden önce olması nedeni ile senedin kambiyo vasfının olmadığını, kendisinin bu senedi... isimli şahsa verdiğini, bu senet karşılığında...'in kendisine kumaş vereceğini, kumaşı vermediği gibi bu ve diğer senetleri de iade etmediğini, senedi davalı alacaklıya kötüniyetli olarak ciro ettiğini, davalı alacaklı görünen şahsın da kötüniyetli olarak ve... ile aralarındaki ilişkiyi bilmesine rağmen haksız kazanç elde etmek gayesi ile senedi alıp aleyhine icra takibinde bulunduğunu belirterek, borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin senedi ciro ile devralan iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece verilen davanın reddi kararı, Dairemizin 29.01.2015 tarihli 2014/14492 E. 2015/1277 K. sayılı ilamı ile " ... senet aslının konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek, keşide tarihinin yıl hanesinin son hanesinde tahrifat olup olmadığının araştırılıp ve buna göre senedin kambiyo vasfının bulunup bulunmadığının belirlenip, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, 18.02.2016 tarihli duruşmaya davacı katılmamış olduğundan davanın işlemden kaldırılmasına, yasal süresi içinde taraflarca yenilenmemiş olduğu gerekçesiyle de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/19062, K. 2017/3650, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama