KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/19769 E., 2018/5009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı taraf, davalı ile aralarındaki ikinci el araç satış sözleşmesine göre davalıya 3.500 TL nakit ödeme yaptığını, bakiye borcu için senet verdiğini, satılan aracın ayıplı olduğunu, yaptığı ödemelerin ve kararlaştırılan cezai şartın tahsili için davalı aleyhine başlattığı takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, satılan aracın ayıplı olmadığını, davacının borcunu ödemediğini, bu nedenle aracın satışının noter sözleşmesi ile yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu aracın ayıplı olduğu ancak davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, ayıbı kabul etmiş sayıldığı, buna göre davalıdan talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, adi yazılı araç satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında harici araç satım sözleşmesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava konusu araç satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca geçersiz olduğu anlaşılmakta olup, bu tür geçersiz sözleşmelerde taraflar sözleşme uyarınca birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkına sahiptirler. Somut olayda da geçersiz sözleşme nedeniyle herkes aldığını iade ile yükümlüdür.
Yine geçersiz olan sözleşme nedeniyle cezai şart talebinde bulunulamaz. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/19769, K. 2018/5009, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama