KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/1980 E., 2017/1762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ...'nın davalı bankadan kullandığı krediye müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi sigorta ile teminat altına alındığından kefil olmakta sakınca görmediğini, kredi ödemeleri devam ederken asıl borçlunun ölmesi üzerine bankanın müvekkili hakkında takip başlattığını, kredi borcunun sigorta tarafından ödenmesi gerektiğini düşünen müvekkilinin yaptığı araştırma neticesinde, asıl borçlu ile banka arasında yapılandırma sözleşmesi yapılarak sigortanın iptal edildiğini öğrendiğini, davalı bankanın müvekkiline bilgi vermeksizin kefalet sorumluluğunu arttırmasının hukuka aykırı olduğunu,
öte yandan kefaletin yasada öngörülen şekli unsurları taşımaması sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin Karaman 4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/2972 Esas sayılı dosyasındaki borçtan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin imzalandığı tarihte 818 Sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup yasada aranan tüm unsurları taşıdığını, ayrıca asıl borçlunun kendi isteğiyle sigortayı iptal ettiğini, sigorta talebe bağlı olduğundan müvekkili bankanın kredi borçlusunu sigorta yaptırmaya zorlayamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline yönelik takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, davacının kefaletin geçersizliğine yönelik itirazları yerinde olmadığı gibi sigorta isteğe bağlı olduğundan asıl borçlunun banka tarafından sigorta yaptırmaya zorlanamayacağı, bu hususta bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığından davacının kredi borcundan kefil sıfatıyla sorumlu olduğu,
banka kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davalı kefile hesap kat ihtarnamesi keşide edilmediğinden davalının takiple beraber temerrüde düştüğü ve ancak vadesi gelmiş taksitlerden sorumlu tutulabileceğinin anlaşıldığı, düzenlenen raporun hükme esas alınmaya elverişli olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne,...
4.İcra Müdürlüğü'nün 2014/2972 Esas sayılı dosyasında, 2.504,92 TL asıl alacak, 2.644,16 TL işlemiş akdi faiz, 132,21 TL % 5 BSMV, 16,28 TL işlemiş temerrüt faizi, 0,81 TL temerrüt faizinin... olmak üzere toplam 5.298,38 TL'sinden sorumlu olduğunun tespitine, ayrıntıları gösterilen asıl alacak ve fer'ileri dışındaki borç eklentilerinden sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/1980, K. 2017/1762, 6 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama