KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/2378 E., 2016/14148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tük. Mah. Sıf.
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin davacı hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, ancak davacının davalı şirkete hiç bir borcunun bulunmadığını, davalı şirket tarafından sehven icra takibinin yapıldığının bildirildiğini, müvekkiline borç mutabakat metinleri faks ile gönderildiğini, sipariş edilen kömür bedelinin gerek bono ile gerek çek ile ödendiğini belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve takip kötüniyetle yapıldığından %20 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin çektiği mutabakat faksını çarpıtarak kötüye kullandığını, müşteri hesabı alıcıları ve borçlar hesabında davacının 91.317,19 TL tutarında borcunun bulunduğunu, bunun faturalarla sabit olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya borcunu ödediğini hukuken geçerli somut delillerle kanıtlayamadığı, davacının davalıya hali hazırda borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacağın %20'si olan 18.263,43 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen kambiyo senetlerine mahsus davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir. Dava asliye ticaret mahkemesine yönelik olarak açılmıştır. Bu durumda mahkemece yargılamanın asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla sürdürülüp karar verilmesi gerekirken tüketici mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak hüküm verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/2378, K. 2016/14148, 1 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama