KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/3469 E., 2016/14251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne, davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, hesap kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazıyla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sadece 40.000 TL limitli krediye kefil olduğunu, bankanın evraklarda tahrifat yaparak kefalet limitini yükselttiğini belirterek, davanın reddi ile, davalı hakkında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre dava dışı asıl borçlu ile iki ayrı kredi sözleşmesi imzalanarak iki farklı hesaptan kredi kullandırıldığı, davalının sadece 31/05/2012 tarihli sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, bu kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı asıl borçluya 40.000 TL kredi kullandırıldığının anlaşıldığı,
davalı sadece imzası bulunan sözleşme kapsamında kullandırılan tutardan sorumlu olup, diğer sözleşmeden doğan borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 40.000 TL asıl alacak, 1.068,49 TL işlemiş faiz, 53,42 TL... üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmasına, asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/3469, K. 2016/14251, 2 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama