KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/403 E., 2016/8553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/04/2015
- Numarası
- 2012/42-2015/192
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine faturaya dayalı takip başlatıldığını, faturalarda müvekkilinin imzasının olmadığını ve fatura içeriği malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturaların müvekkili ile ilgisi olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında uzun süredir ticari ilişki olduğunu, takibe konu faturalardan önceki tüm mal bedellerinin davacı tarafından ödendiğini savunarak, davanın reddine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, ... Hal Müdürlüğü'nün ... sebze meyve komisyonculuğunun 2009 yılı Haziran ayına ait sevk irsaliyeleri ile davalının davacıya dava konusu faturalardaki malları teslim ettiğinin tespit edildiği, davalının davacıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, itiraz edilmeksizin kesinleşen ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere davalı şirket ile akdi ilişkinin ... sebze meyve komisyonculuğu adi ortaklığı arasında olduğu sabit olup dosya içerisindeki faturalar ve ... Hal Müdürlüğü'nün 14/01/2014 tarihli yazısından da alıcının adi ortaklık olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda satıcı davalının icra takibini adi ortaklığa karşı yapması gerekirken davacının şahsi sorumluluğuna müracaat ile icra takibi başlatması usulsüz olup, davacının bu takip ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/403, K. 2016/8553, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama