KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/467 E., 2016/8316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşma istemli olarak temyiz edilmiş ise de duruşma isteminin miktardan reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine kredi kartı üyelik sözleşmesine dayanarak takip yaptığını, takip dayanağı kredi kartının müvekkiline teslim edilmediğini, davalı bankaya ait kredi kartının müvekkili tarafından kullanılmadığını, müvekkilinin itirazı nedeniyle takibin durduğunu, ancak müvekkilinin davalı bankadaki hesabına haciz konularak tahsilat yapıldığını ileri sürerek, müvekkili hesabından yapılan yapılan tahsilatın istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kredi kartının davalının sekreterine teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında kredi kartı için imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığı, kartın davacıya teslim edilmediğinin tarafların kabulünde olduğu, kart borcu nedeniyle davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
28/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşan banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin, anılan kanunun 3/1-k-l, 73/1, 83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde Tüketici Mahkemeleri olacağı öngörülmüştür.
Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Yargılamaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu yön gözetilmeksizin asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/467, K. 2016/8316, 5 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama