KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/5755 E., 2016/14019 K.·Yargıtayilamı
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2016
- Mahkemesi
- ..
- Tarihi
- ..
- Numarası
- ..
- Davacı
- ..
- Davalılar
- 1...
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
2-... 3-..
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davalılardan.. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... geldi, duruşma talebinden sarfı nazar edilmesi talep edilmekle dosya üzerinde inceleme yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsil için girişilen icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin de ortağı olduğu davalı şirketin tasfiye olduğunu, ticaret sicilinde kaydının silindiğini, diğer davalı ...'nın da davadan önce vefat ettiğini, her iki davalının da kişilikleri sona erdiğinden dava açılmasının mümkün olmadığını, davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davaya konu teminat mektuplarının garanti riskleri sona ermekle zamanaşımına da uğradığını, müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini, davaya konu teminat mektuplarının garanti ettiği riskler sona erdiğinden teminat mektuplarının konusuz kaldığını,
teminat mektuplarının konusu kalmadığından depo etme ve komisyon taleplerinin yasal dayanağının kalmadığını, ayrıca teminat mektuplarının meblağları nazara alındığında depo edilmesi istenen meblağ arasında fahiş fark bulunduğunu, komisyon alacağı talebinin de fahiş olduğunu, depo talebi için inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalılardan ...'nın dava tarihinden önce vefat ettiği, davacı banka tarafından teminat mektubu komisyonu için ..
TL üzerinden hesaplama yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede teminat mektubu nedeniyle müşterinin sorumluluğunun sona ermesine kadar yetkili mercilerce tespit ve/veya taraflarca kararlaştırılan oranda komisyon ve bunun fer'ilerinin müşteri tarafından ödeneceğinin düzenlendiği, komisyon oranı konusunda verilen .. tarihindeki kararın davalıya tebliğ edildiğine dair bir belge sunulamadığı, sözleşmenin 39. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafından tek taraflı olarak komisyon oranının arttırılmasının mümkün olmayıp davacı tarafça sözleşmenin bu maddesine uygun bir istek mektubu veya anlaşma metni de sunulmadığı,
yine uygulamada tüm bankalarca teminat mektuplarına 3'er aylık dönemlerde %1 ve yıllık %4 oranda komisyon uygulandığı, bu nedenle ödenmeyen komisyon bedellerinin takip tarihine kadar % 4 oranı üzerinden komisyon uygulanması gerektiği, sözleşmenin 44. maddesi gereğince temerrüt faiz oranının % 95 olduğu
yine, sözleşmenin 12. maddesi gereğince davalı kefilin teminat mektubunun deposundan sorumlu olup, teminat mektubunun halen mer'i bulunduğu, ihtarnameye rağmen mektupların iade edilmeyip komisyon borcunun da ödenmemesi nedeniyle risk gerçekleştiği, 2 adet teminat mektubu bedeli olan 35.768,34 TL.'nin deposunun gerektiği, ayrıca gümrük teminat mektupları yönünden geçikme faizi talep edilmiş ise de gümrük teminat mektubu üzerindeki bedel azami bir rakam olup, kesin rakamın teminat altına alındığı vergi tutarı ile sınırlı bulunduğu,
bu tutarında ancak temin tarihi itibari ile hesaplanmasının mümkün olup depo talebinde bu durumun dikkate alınmayacağı, bu nedenle sadece mektup üzerinde belirtilen miktar konusunda depo kararı verilebileceği, takipte İİK.' nın 138. maddesine aykırı olarak talep edilen % 10 vekalet ücretinin talepnameden çıkarılarak asgari vekalet ücreti uygulanması gerekirken itirazın haksız, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/5755, K. 2016/14019, 27 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama