KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/602 E., 2016/8158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine 10.02.2012 tanzim, 30.05.2012 vade tarihli ve 4.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ödeme emrine haksız şekilde itirazı sonucu icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bononun teminat amaçlı verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından icra takibine dayanak gösterilen 10.02.2012 tanzim, 30.05.2012 vade tarihli ve 4.000,00 TL bedelli bononun teminat senedi olduğu hususunun... İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararıyla sübut bulduğu, bunun aksinin davacı tarafından ispat edilemediği ve yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, bonoya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra hukuk mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olup kural olarak bu mahkemelerden verilen kararlar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler. Öte yandan bononun sol tarafında "teminat senedi" ibaresine yer verilmiş ise de, bononun açıkça neyin teminatı olarak verildiği hususunda herhangi bir açıklama bulunmadığından, bu durumda söz konusu bononun neyin teminatı olarak verildiğini ispat yükü davalıdadır. Mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/602, K. 2016/8158, 3 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama